Home Kültür Sanat İlk Türk kadın tiyatrocumuz kimdir

İlk Türk kadın tiyatrocumuz kimdir

 

Afife Jale

Afife Jale

Afife Jale (1902, İstanbul – 24 Temmuz 1941, İstanbul), Türk oyuncu.

Müslüman-Türk kadınlarının tiyatro sahnesinde yer almasına öncülük ederek Türk tiyatrosunda sembol bir isim olmuştur.[1][2] İlk defa İstanbul’un Kadıköy ilçesindeki Apollon Tiyatrosu’nda sahnelenen Hüseyin Suat’ın Yamalar adlı oyununda Emel rolünü canlandırdı.[3] Böylece Türk tiyatrosunda sahneye çıkan ilk Müslüman kadın oyuncu oldu. Asıl ismi Afife olan sanatçı, bu oyunda “Jale” takma ismini kullanmış ve daha sonraları Afife Jale adıyla anılmaya başlanmıştır.[4]

İlk kadın tiyatro oyuncusu kimdir? Sahneye çıkan ilk Türk kadın tiyatro sanatçısı hangi oyunu oynadı?

İlk kadın tiyatro oyuncusu kimdir? Sahneye çıkan ilk Türk kadın tiyatro sanatçısı hangi oyunu oynadı?

Türk edebiyatında kaleme alınan ilk tiyatro eseri Şair Evlenmesidir. Bu oyun, edebiyatımızda ”ilklerin yazarı” olarak bilinen Şinasi tarafından yazılmıştır. Ülkemizde sahnelenen ilk tiyatro oyunu ise Namık Kemal imzası taşıyan Vatan Yahut Silistre’dir. Her iki oyun da Türk tiyatrosunun gelişmesinde etkili olmuştur.

İlk Kadın Tiyatro Oyuncusu Kimdir?

Ülkemizde sahneye çıkan ilk tiyatro oyuncusu Afife Jale’dir. Tiyatro kariyerine 1918 yılında başlayan Afife Jale, üç yıl boyunca devlet tiyatrolarında stajyer oyuncu olarak görev aldı. Ancak halen kadınların sahneye çıkması yasak olduğu için sahneye çıkamadı.

İlk kez 13 Nisan 1919 tarihinde sahneye çıkan Afife Jale, birçok kumpanyaya ve turneye katıldı. Başarılı oyuncu 1923 yılında cumhuriyetin ilan edilmesiyle birlikte, Alacakaranlık ve Odalık adlı oyunlarda da rol aldı. Birçok kadın tiyatro sanatçısına esin kaynağı olan Afife Jale, 24 Temmuz 1941 tarihinde vefat etti.

Not -1- Türk sinemasında Afife Jale’nin hayatını ve oyunculuğunu konu edinen birçok film çekilmiştir. Senarist ve yönetmenliğini Şahin Kaygun’un üstlendiği ”Afife Jale” filmi 1987 yılında gösterime girdi ve sinema eleştirmenlerinden tam not aldı.

Not -2- İlk kadın tiyatro oyuncusunun anısına Ortaköy’de ”Afife Jale Sahnesi” açılmıştır.

Sahneye Çıkan İlk Türk Kadın Tiyatro Sanatçısı Hangi Oyunu Oynadı?

Sahneye çıkan ilk Türk kadın tiyatro sanatçısı Afife Jale’nin rol aldığı ilk oyun Yamalar’dır. Dram türündeki oyun Hüseyin Suat tarafından kaleme alınmıştır.

İlk Türk kadın tiyatrocusu kimdir tiyatro oyuncusu kadın sanatçısı Afife Jale neden öldü kısaca hayatı

İlk Müslüman kadın tiyatro sanatçısı; Afife Jale

1918 yılında Darülbedayi’ye stajyer olarak kabul edilen ve bu kadroda kalma kararlılığını gösteren ilk Müslüman kadın tiyatro sanatçısı Afife Jale’yi, mücadelelerini, ilham veren hayatını anlattığımız yazımızla anıyoruz.

wordpress icon pin ile ilgili görsel sonucuAfife Jale, 1902 yılında İstanbul, Kadıköy’de doğdu.

wordpress icon pin ile ilgili görsel sonucu5 kardeşlerdi ve Afife Jale ile Refika, tiyatroya bağı olup aralarında en hırslısı olandı ve 1918’de Refika tiyatronun suflör, Afife de “mülazım artistlik” (stajyer oyuncu) kadrolarına alınmışlardı.

wordpress icon pin ile ilgili görsel sonucu1920 yılının 13 Nisan gecesi prömiyeri yapılacak olan, Hüseyin Suat’ın “Yamalar” adlı oyununda, Emel rolü, Eliza Binemeciyan’ın tiyatrodan ayrılması sebebiyle ortada kaldı. Darülbedayi yöneticileri rolü Afife’ye oynatma kararı verdi. Böylelikle Afife, Kadıköy’deki Apollon Sineması’nda (şimdiki Reks) Emel rolünü oynayarak sahneye çıkan ilk Türk kadını oldu.

wordpress icon pin ile ilgili görsel sonucuSürekli polis baskınlarından kaçmak zorunda kalan Afife Jale, bir süre sonra Kadıköy’de gözaltına alındı. Afife, sonrasında birkaç kez daha sahne ile karakol arasında gidip geldi. Dahiliye Nezareti’nin emriyle, 27 Şubat 1921 tarihinde bir yazıyla Müslüman kadınların kesinlikle sahneye çıkamayacakları Dârülbedâyi’ye bildirildi. Bu emir sonrası, Afife’nin, Dârülbedayi’deki ücretli görevine son verildi.

wordpress icon pin ile ilgili görsel sonucuAtatürk’ün Müslüman kadınlara sahne yasağını kaldırması üzerine Afife Jale tekrar oyunculuğa başladı. Baş ağrıları nedeniyle sürekli morfine maruz kalan sanatçı, tiyatroyu bırakmak zorunda kaldı.

wordpress icon pin ile ilgili görsel sonucuAfife Jale, 24 Temmuz 1941’de 39 yaşında vefat etti.

İki aşk ve sanat insanının yolları birleşti

Afife Jale, 1928’de, Selahattin Pınar ile Kadıköy Kuşdili Çayırı’ndaki Hafız Burhan konserinde karşılaştı. Henüz 25’inde gencecik insanlardı, ilk görüşe aşk onlar için söylenmiş bir söz gibiydi. Gençlikleri acı ve mücadeleyle geçen bu iki aşk ve sanat insanı hayatı acısıyla, tatlısıyla birlikte yaşadı.

Selahattin Pınar en güzel bestelerini hep Afife Jale için çaldı. Ancak şiddetli baş ağrıları ve bitmek bilmeyen morfin, sevgilileri istemeyerek de olsa ayırdı. Pınar, “Nereden Sevdim O Zalim Kadını”, “Anladım Sevmeyeceksin Beni Seni Nazlı Çiçek” gibi şarkıları hep Afife’den sonra kalbini dağlayan sonsuz acı ile yazmıştı.

İlk yılları ve gençliği

1902 yılında İstanbul’un Kadıköy semtinde dünyaya geldi. Babası Hidayet Bey, annesi Methiye Hanım’dır. Behiye Hanım ve Salâh Bey adına iki üvey kardeşi varıdır.[3]İstanbul Kız Sanayi Mektebi’nde eğitim gördü[5]

Darülbedayi’nin açtığı tiyatro kursu sınavını kazandı ve 10 Kasım 1918’de kuruma kabul edildi[3] Osmanlı Devleti’nde o yıllarda Müslüman kadınlar, seyirci olarak bile tiyatroya ya sadece kadınlara açık oyunları izlemek üzere gidebiliyor ya da kadınlar için ayrılmış bölümlerde oturuyorlardı. Ancak Türk tiyatrosunun var olması için Türkçeyi iyi konuşan kadın oyuncu bulunması gereği II. Meşrutiyet döneminden beri tartışılmakta idi.[6]I Dünya Savaşı’nın hemen ardından Milli Mücadele’nin başladığı dönem, Darülbedayi tarafından Türk kadınların sahneye çıkışını mümkün kılacak bir zemin olarak değerlendirilmiş ve kuruma Müslüman kız öğrencilerin kabulüne karar verilmişti. Bu öğrenciler dersleri takip edecek ve yalnızca kadın seyircilere açık oyunlarda sahneye çıkacaklardı.[6]

Afife Hanım, kabul edilen beş Müslüman kadından biri idi. İçlerinden Refika Hanım suflör olarak Darülbedayi kadrosunda yer aldı; Afife Hanım ise Tahsin Nahit Bey’in Fransızca’dan çevirdiği Rakibe piyesindeki Leyla rolünden sınava girerek mülazim artistlik (stajyer oyuncu) kadrosuna girdi. Afife Hanım, bir yıldan uzun süre provalara devam etti. Darülbedayi yönetim kurulu kendisinin halka açık gösterilerde sahneye çıkmasına izin vermeyince maaşını almayı reddederek 1919’da kurumu terk etti [5][6]

Sahne yaşamı

Afife Hanım, seyirci karşısına ilk defa Darülbedayi tarafından sahnelenen Hüseyin Suat’ın Yamalar adlı oyunundaki Emel rolü ile çıktı. Aynı rolü önceki sezon oynayan Eliza Binemeciyan’ın yurt dışında olması nedeniyle 1920’de bu rol Afife Hanım’a teklif edilmişti. Teklifi kabul eden Afife Hanım, Kadıköy’deki kışlık Apollon Tiyatrosu’nda “Jale” takma adı ile sahneye çıktı[7]. O günden sonra “Afife Jale” olarak anıldı. Sahneye çıktığı ilk gecenin tarihi olarak kaynaklarda farklı tarihler yer alır. Bu tarih kimi kaynaklara göre 1920 yılının 9 Eylül gecesi[3][8], kimine göre 13 Nisan 1920, kimine göre 23 Nisan 1920’dir.

Afife Jale, ertesi hafta Reşat Rıdvan Bey’in adapte etmiş olduğu Tatlı Sır oyununda Neyir rolü ile Kadıköy Tiyatrosu’nda sahneye çıktı ve o gece polis tarafından tutuklanmak istendi, Kınar Hanım’ın yardımıyla kaçtı. Vasfi Roza Zobu’nun anılarında bildirdiğine göre, Kadıköy Polis Başkomiseri, bir Türk Müslüman kadının sahnede yer almasını İslam adabına aykırı kabul ederek Ceza Kanununda “Adab-ı İslamiyyeye mugayir hareket etmek” suç sayıldığı gerekçesi ile tutuklamak istemişti.[3]

Afife Jale, üçüncü hafta Ahmet Nuri’nin Odalık piyesinde sahne çıktı. Üçüncü sahne oynanırken tiyatro polis tarafından basıldı ve Afife Jale, tutuklanmamak için yine kaçmak zorunda kaldı. Oyunlar sırasında çevresindekilerin yardımıyla kaçan Afife, bir gün Kadıköy iskelesinde yakalanarak karakola götürüldü. Bazı Darülbedayi oyuncularının polis müdürü Tahsin Bey’le konuşmasından sonra serbest bırakıldı. Kimi kaynaklara göre Posta ve Telgraf Nazırı Refik Halid, Türk kadınının tiyatro alanında kendini gösterebilmesini önemsediğinden, Beyoğlu’nda bulunan bir tiyatroda sahneye çıkma iznini aldı.[3] Bu olayın ardından sanatçı, “Aşk Uyumaz” adlı komedi oyununda sanatçı Fikret Şadi ile oynadı. Kadıköy emniyet amirinin değiştirilmesi üzerine Kadıköy’deki Apollon Tiyatrosu’nda bir süre daha sahneye çıkabildi.[6] Ancak sahne ve karakol arasında gidip gelmeleri sürdü.

Afife Jale’nin Darülbedayi’de oyunculuğu birkaç ay sürdü. Müslüman kadınların sahneye çıkarılmamasına dair 1921’de İçişleri Bakanlığı’nın kararı ile Belediye 27 Şubat 1921 tarihli ve 204 sayılı bildiriyi yayınlayarak Darülbedayi yönetim kuruluna göndermiş ve Afife Hanım, Darülbedayi tarafından kadrodan çıkarılmıştır.

Babası Hidayet Bey, tiyatro oyuncusu olmasına karşı idi ve Afife Hanım, bu yüzen evden ayrılmak zorunda kalmıştı.[4] Darülbedayi kadrosundan çıkarıldıktan sonra Burhaneddin Kumpanyası’nda sahneye çıktı. Burhaneddin Tiyatrosu’nda Seniye ve daha sonra Mebrure ve Leman adlı Türk kızlarını tiyatroya özendirerek sahneye çıkmalarını sağladı.[7]Burhaneddin Bey’in Türkiye’den ayrılmasından sonra İbnürrefik Ahmed Nuri Bey’in Yeni Tiyatro heyetine katıldı. Kurtuluş Savaşı’nın ardından Fikret Şadi’nin Milli Sahne’siyle çeşitli kentlerde temsiller verdi. İzmit’te Huriye ve Hikmet, Trabzon’da ise Ruhat adlı Türk kızlarının da sahneye çıkmasını sağladı.[7]

Polis baskısı ve tutuklanma korkusu yaşamaya devam etti. 4 Şubat 1924’te Bursa’da sahneye çıkmasına “bazı esbaba binaen” sözüyle, sebebi belirtilmeden izin verilmedi.[3] 1 Haziran 1924’te Bursa’da Milli Sinemada sahneye çıkarak, “Sekizinci” piyesinde oynadı. Yaşadığı sıkıntılar nedeniyle şiddetli baş ağrıları çeken Afife Hanım, doktorunun morfinle tedavi yoluna gitmesi üzerine morfin bağımlısı oldu.[4]

1928 yılında gittiği bir Hafız Burhan konserinde ona tamburuyla eşlik eden Selahattin Pınar ile tanıştı ve 1929 yılında evlendi. Selahattin Pınar’ın Nereden Sevdim O Zalim Kadını, Anladım Sevmeyeceksin Beni Sen Nazlı Çiçek gibi birçok şarkıyı onun için bestelediği düşünülür. Evlilikleri süresince Afife Hanım sahneden uzak yaşadı.

Afife Hanım’ın sahneden uzaklaştığı dönemde Türkiye Cumhuriyeti’nde sahne yasağı kalktı ve kadınlar tiyatro sanatını serbestçe icra etmeye başladılar. Selahattin Pınar, eşinin sahneye dönmesini desteklese de Afife Hanım morfin bağımlılığı nedeniyle sahneye dönmedi ve eşinden ayrılmak istedi. Çift, 1935 yılında boşandı.

Afife Jale, Kastamonu valisinin eşi olan ablası Behiye Hanım’ın yanında bir süre yaşadıktan sonra evden kaçarak İstanbul’da çok kötü şartlar altında yalnız yaşadı.[3]

Ölümü

Uyuşturucu bağımlılığından kurtulamayan Afife Jale, 26 Temmuz – 17 Kasım 1934 tarihleri arasında Afife Selahaddin adıyla, 1939 – 5 Kasım 1940 tarihleri arasında da Afife Utku adıyla Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yattı.[9] Son olarak 1941 tarihinde hastaneye yatan sanatçı, hastanenin morfinmanlar koğuşunda 24 Temmuz 1941’de öldü. Mezarı Kazlıçeşme Kabristanı’ndadır.[10][11]

Anısını yaşatan projeler

1997 yılından beri sanatçının anısında Yapı Kredi tarafından Afife Tiyatro Ödülleri düzenlenmektedir. Hayatı Şahin Kaygun’un yönettiği 1987 yapımı Afife Jale[12] ve Ceyda Aslı Kılıçkıran’ın yönettiği 2008 yapımı Kilit filmine[13] konu olmuştur. Selahattin Pınar ile ilişkisi Can Dündar tarafından çekilen 2003 yapımı Yüzyılın Aşkları: Afife ve Selahattin adlı belgesele konu oldu.

Bestesi Turgay Erdener’e, koreografisi Beyhan Murphy’e ait Afife Jale Bale Süiti (1998) ve Selva Erdener’in Afife adlı müzik albümü sanatçının anısını yaşatan eserlerdendir.

Afife Jale’yi bir kez daha onurlandırmak adına 2016 yılında 20. Afife Tiyatro Ödülleri töreninde o güne kadar Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü ve Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu ödüllerini almış yirmi oyuncunun Afife Jale olarak poz verdiği fotoğraflardan oluşan Afife Jale’ye Saygı adlı fotoğraf sergisi sergilenmiştir.[14]

İstanbul Şehir Tiyatroları’nın 100. yaşını kutladığı 2014-2015 tiyatro sezonunda kurumun özel projesi olarak Afife Jale’nin hayatı ve iç dünyasını Bedia Muvahhit’inki ile birlikte anlatan Hayal-i Temsil adlı oyun sahnelenmiş ve Yiğit Sertdemir’in yönetiminde sergilenen oyun, birçok ödüle değer görülmüştür.[15][16]

 

Benzer Haberler