Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Tekerleği araçlarda kullanılan ilk uygarlık

Tekerleği ilk kez bir

Tekerleği ilk kez bir arabada kullanan uygarlık hangisidir? A)Roma. B)Bizans. C)sümerler. D)Babiller​ Cevap: C sümerler Açıklama: çünkü ilk tekerleği bulan uygarlık ve ilk tekerlekli arabayı yapan uygarlık.

Tekerleği İcat Eden Uygarlık – Kim? Hangi Çağda Bulmuş

Doğada benzeri bulunmayan bir icat, tekerlek, insanlığın gelişiminde büyük rol oynayacaktı. Bir çok araştırma yapmamıza rağmen tekerleğin asıl kökenini yani tekerleği icat eden uygarlık kimdir ve ne zaman icat etmiştir tam olarak bilmiyorduk. Fakat yapılan kazılardan arkeologlar M.Ö. 3000-2500 tarihlerine ait tekerlek kalıntıları buldular.

Arkeologların bulduğu tekerlek kalıntıları sayesinde tekerlek ne zaman bulunmuştur sorusuna bir cevap buluyoruz. Hatta tekerleği kim bulmuştur onun bile cevabına ulaşmış oluyoruz. Lafı fazla uzatmadan bu soruların cevaplarına, tekerleğin neden bulunduğuna ve bulunduktan sonra nelerin olduğuna bakalım.

Tekerlek Hangi Çağda Bulundu

Amerikalı arkeolog Speiser, M.Ö. 3000-2500 yıllarına ait tekerlek kalıntıları bulmuştur. Aynı şekilde İngiliz arkeolog Woolley, M.Ö.  2950 yıllarında kullanılmış tekerlek buluyor.

Arkeologların bulduğu bu iki kalıntı bizlere tam tarih vermiyor. Bizler bu tarihlerden yola çıkarak tarih öncesi çağlara baktığımız zaman tekerleğin Yeni Taş çağının sonlarında ve Bakır çağının başlangıcında icat edildiğini görürüz.

Yeni taş çağının bitişi milattan önce 5000 yıllarına denk gelmektedir. Maden devrinin başlangıcı olan bakır çağı ise taş devrinin bitişiyle başlamıştır. Bu geçiş döneminin en büyük özelliği insan tesadüfen olsa da işlenebilir bir madde olan bakırı bulacak. Bakırın bulunuşundan sonra insanın gelişimi ve beraberinde bilim gelişimi hızlanmış olacak. Bakırın tesadüf olarak nasıl bulunduğunu merak ediyorsanız bakırın bulunuşu yazımı okumalısınız.

Tekerleği İcat Eden Uygarlık

Tekerleği icat eden uygarlık Mezopotamya’da yer alıyordu. Tarihte yazıyı icat eden uygarlık ile tekerleği bulan uygarlık aynıydı. Mezopotamya’da yaşayan Sümer uygarlığı yazıyı icat ederek o dönemin tarihini günümüze taşımış, tekerleği icat ederek teknolojinin ve bilimin gelişimine katkı sağlamıştır.

Sümer uygarlığının tekerleği icat ettiğini nereden mi biliyoruz. Sümer uygarlığı icat ettiği yazı ile o dönemde önemli gelişmeleri killerin üzerine yazıyorlardı. Tekerlekte önemli bir icattı. Bu icadı kilden yaptıkları Bronocice kabının üzerine çizdiler. Bu sayede tekerleği icat eden uygarlığın Sümerler olduğunu öğrendik.

Tekerleğin İcadı İnsanların Hayatını Nasıl Değiştirmiştir

Tarihteki ilk tekerleğin tam olarak ne için icat edildiği bilinmiyor. O zamanlarda avladıkları hayvanlar bir iki kişinin taşıyamayacağı kadar ağır ve taşıyacakları yollarda çok düzgün olmadığı için daha kolay taşıma yapmak için farklı yollar aradılar.

Belki hepimiz tarihteki ilk tekerleğin düzgün kesilmiş bir taş olarak düşünüyoruz. Fakat bu taş tekerleği yapmak için düzgünce şekil vermek gerekiyor.. Sonuçta doğada kaç tane tekerleğe benzer taşlar var ki.

Tabi bir de taştan tekerlek yapmak için tekerleğin ne olduğunu bilmek gerekiyor. Taşı şekillendirerek tekerleklerde yaptılar tabi ki ama insanın ilk önce tekerleğin nasıl bir şey olduğunu ve ne işe yaradığını çözmesi gerekiyordu.

Taştan tekerlek yapmadan önce ağaç kütüklerinin inmekte güçlük çektikleri yokuşlardan kolayca indiğini keşfettiler. Belki bunu kullanmaları uzun sürdü belki de evreka diyerek kütüklerin üzerine avladıkları hayvanları koyarak yollarına koyuldular.

Nihayetinde insanlar en büyük ilham kaynağı olan doğanın nimetlerinden faydalanıyordu. İnsanların tekerleği benimsemeleri uzun sürmedi. Artık kendileri taşları yontarak daha dayanıklı tekerlekler yapabiliyorlardı.

Tekerleği bulduklarına göre arabayı icat etmenin vakti gelmişti. Tekerleklerin ortasından bir dingil geçirdiler. Ardından iki tekerlek yerine dört tekerlek yaptılar ve üzerine saban oturttular. Yaptıkları şeyin araba olması için neredeyse her şey tamamdı. Ama 4 tekerlekten oluşan bu aracı kendileri süremezlerdi. Evet aracın motoru eksikti, tabi o dönem için aracı çekecek bir hayvan gerekliydi.

Sizce bu aracı ilk hangi hayvan çekmiştir? Fransız arkeolog bu soruyu düşünmüş ve o zamanlarda o coğrafyada at bilinmiyordu. Bu yüzden aracı çekmesi için at yerine yaban eşeği kullanıyorlardı.

Atları Dünyaya Tanıtan Türkler

Daha anlatmaya sırası gelmeyen Türkler o dönemde at ehlileştiriyordu. O dönemlerde Türk ulusu Orta Asya taraflarında yaşıyordu. Mısır ve Babil uygarlıklarından çok farklı yaşam şekilleri vardı. Yakın doğuda bolluk ve bereket vardı. Orta Asya da ise uçsuz bucaksız stepler ve zorlu hayat koşulları söz konusuydu. Bu zorlu şartlara ayak uydurmak için at gibi dayanıklı bir hayvana ihtiyaçları vardı.

Artık atı ehlileştirmiş olan göçebe bir ulus olan Türkler daha kolay seyahat ediyordu. Güneybatı Asya taraflarına  sefer düzenlediler ve bu sayede diğer uygarlıklar da atı tanımış oldular. Bu asil ve dayanıklı hayvanı dünyaya Türkler tanıttı.

İnsanların keşfettiği basit bir tekerlek bile yıllar geçtikçe çok canlar alacaktı. Tekerlek üzerine tahtadan yaptıkları bir kalıp koydular bir de buna at eklediler. M.Ö. 2000’li yıllarda bu kullanışlı araç savaş makinesine dönüşecekti.

Bu araç Mezopotamya’ya girmişti oradan Mısırlıların baş düşmanı olan Sami ırkının eline geçmişti. Samiler tabi ki bu aracı Mısırı fethetmek için kullanacaklardı. O dönemde Mısır uygarlığı daha öküz ve eşek kullanıyorlardı atın bu şekilde kullanıldığını bilmiyorlardı.

Mısırlılar, Samilerin kullandığı atlar üzerindeki savaşçıları görünce şaşkına dönmüştü. Mısırlılar akıllı insanlardı bir anda ülkelerini zor duruma sokan istilacılara karşı iyi bir karşılık vermişlerdi. Tabi diğer ırklarda olduğu gibi Mısırlılarda bu savaş aracını kullanacaklardı.

Yüzyıllar geçtikçe atların çektiği arabalar savaş aracı olarak kullanılmaya devam etti. M.Ö. 1000 yıllarında Asurlular bu savaş aracını kullanarak dünyaya egemen oldular. Hatta bu araçları geliştirdiler ve sağlam sur kapılarını atlarla birleştirilmiş koçbaşı ile delip geçtiler.

Asurluların kullandığı bir başka savaş gücü atlılardı. Atın üzerine bir parça kumaş atıp üzerine oturuyorlardı. Bu hızlı birlikler İskender’in fetihlerinde ön saflarda yer alan birlikler olacaktı.

Tekerleği icat eden uygarlık olan Sümerler gelişmek için tekerleği kullansalar da insanoğlu bulduğu her şeyi kendi çıkarları için şekillendiriyor. Tekerlek kullanarak kolay taşımacılık veya değirmenlerde daha kolay üretim yapıyorduk. Bunların yanında zamanla insanlar üstünlük savaşlarında tekerleğe yer verdi. Başka yazılarda görüşmek üzere…

Tarihi Olaylar

https://www.tekerlegiaraclardakullanilanilkuygarlik.com

Günümüzde hayatımızı kolaylaştıran, uzun mesafeleri kısa yapan birçok aracın olmazsa olmazıdır tekerlek. Bilinen en eski zamanlardan beri gerek yük taşımak, gerekse insan taşımak için kullanılagelmiştir. Tekerleği tanımlayacak olursak, hepimizin de bildiği gibi dairesel bir forma sahip olan, çoğunlukla yük taşımaya yarayan araçların hareket etmesini sağlayan mekanizmanın adıdır.

Tarihçesi MÖ 5000 yıl kadar önceye dayanan tekerleğin ilk izlerine Mezopotamya’da rastlanmıştır. Speiser ve Gawrada adlı iki arkeolog yaptıkları kazılarda, MÖ 3500 yıllarına ait bir Sümer piktogramında çizilen tekerlekli kazığa rastlamışlardır. Sümer kalıntılarında sürücü, iki tekerliğin ortasında bulunan bir eyerde ata biner vaziyettedir. Yine İngiliz araştırmacı Wolley, tam olarak nede kullanıldığını çözemediği MÖ. 2950 yıllarına ait bir tekerleğe rastlamıştır. Tüm bunların yanında tekerleğin ilk kez Kuzey Kafkasya Orta Avrupa’da kullanıldığına dair görüşler de olmakla birlikte tekerleğin orijinal vatanıyla ilgili görüş ayrılıkları hâlâ sürmektedir.

 

Tekerlek

Tekerlek ya da teker; daire veya çember şeklinde, bir eksen etrafında dönen ve çoğunlukla taşımacılıkta kullanılan araç. Yekpare, çok parçalı veya merkezden dışarıya parmaklıklı yapıda olabilir.

Çalışma prensibi basit bir şekilde bir dingil ile birlikte yaptığı dönme hareketi sayesinde sürtünme kuvvetini yenmek olarak tanımlanabilir. Tekerleğin bir yüzey üzerinde dönme hareketini yapabilmesi için, mutlaka yer çekimine ya da yüzeye temasını sağlayacak bir başka dış kuvvete maruz kalması gerekir.

Tekerlek fikri ilk olarak, muhtemelen, yan yana yatırılmış ağaç gövdeleri üzerine konulan nesnelerin itilerek hareket ettirilmesinden ortaya çıkmıştır.[1] Bilinen en eski tekerlek, birbirine tahta mıhlarla iliştirilmiş yan yana üç kalasın yontularak yuvarlaklaştırılması yöntemiyle üretilmiştir. Tekerlek ile ilgili en eski kayıt ise, MÖ 3.500 yıllarına ait, tekerlekli bir kızağı resmeden Sümer (Uruk) piktogramıdır.[1] Döner masa ile çömlek üretimine de aynı tarihlerde yine Mezopotamya’da rastlanır.[1]

Bir çember ve çemberi merkeze bağlayan parmaklıklardan oluşmuş tekerleklere ise ilk olarak MÖ 2000’li yıllarda Anadolu’daki atlı savaş arabalarında rastlanır.[1] MÖ 1400-1200’lü yıllarda Anadolu’da demirciliğin ortaya çıkmasıyla demir çağı başlamış,[2] zamanla demir bir çemberin ısıtılarak yağlı bir dingil çevresinde dönen bir yüksük üzerine geçirilmesi ve soğutularak sabitlenmesi yöntemi bulunmuştur.[1] Bu yöntem daha verimli ve daha uzun ömürlü tekerleklerin üretilmesine olanak sağlamıştır.

Tahta tekerlerin dayanıklılığını artırmak için zamanla dış çeperleri yüzük şeklinde demir bir yastıkla kaplanmaya başladı. Bu tür demir veya çelik yastıklara tren tekerlerinde de rastlanır.

18. yüzyılda kauçuk Avrupa’ya ulaştı ve lastik kaplı tekerlerin üretimine imkân sağladı. Havasız lastik yastıklı tekerler ilk olarak 1881’de Londra’da taksilerde kullanılmaya başlandı.[3] Havalı (pnömatik) lastikli tekerler 1845 yılında icat edilmiş olmasına rağmen bisikletin yaygınlaşmasına kadar -yaklaşık yarım yüzyıl- popüler olmadı.[3] 1888’de İskoç veteriner John Boyd Dunlop havalı bisiklet tekerinin patentini aldı.[3]

İlk havalı tekerlerde havalı bir lastik tüp ile bunu çevreleyen ayrı bir koruyucu katman bulunuyordu. 1950’lerde üst üste geçirilmiş katmanlardan oluşan tek parça halindeki (tüpsüz) havalı lastik tekerler kullanılmaya başlandı.[3]